Ana Sayfa
 

Ana Sayfa
 

Edebiyat Edebiyat Dışı
YENİ KİTAPLAR
1
Yirmi Yıl ve Birgün
Jorge Semprun
Özgür yay.

Bu kitabı Pandora'dan
%20 indirimli  satın almak için tıklayın

İspanya ve Avrupa’da birçok edebiyat ödülü kazanan “Yirmi Yıl ve Bir Gün” 1936 yılında, İspanya İç Savaşı’nın hemen başlangıcında Toledo’nun bir köyünde işlenen bir cinayeti merkezine almış. İspanya’nın en köklü ailelerinden biri olan Avendano ailesinin soylu veliahdının isyancı köylüler tarafından öldürülmesi ve bu cinayetin gizemleri olay örgüsünün en canlı noktasıdır.
İspanya'nın en çalkantılı zamanlarının anlatıldığı romanda İç Savaş psikolojisinin bireyler Epik bir aile romanı olan “Yirmi Yıl ve Bir Gün” geçmişi anlamak kadar geçmişle hesaplaşmanın da ne kadar hayati bir süreç olduğunu gözler önüne seriyor.
2
Çocukluğun Alemi Var
Mustafa Kıran
Goa yay.

Bu kitabı Pandora'dan
%20 indirimli  satın almak için tıklayın

Okumayı sevenler için yaptığı diğer işler bir yana, iyi bir yazar sevgili Mustafa Kıran. Ama yazmaya başladı mı "'bir' yazmıyor, 'iki' de diyemiyorum, doğrusu 'ikiz' yazıyor. Aslında hayatta yaptığı en önemli işin de bu olduğunu söylüyor. (Yıllarca, tam 18 yıl çocukları olmamış Ergül ve Mustafa'nın. Olunca da bir olmuş, hayır hayır bir değil, iki erkek birden evlerini şenlendirmiş!) Şimdi Alp ve Doruk 7 yaşındalar. İkiz olduklarına göre başka türlü olamazdı ki zaten... Fakat hikâyemizin en güzel ve ilginç yanı şu; ikizlerin iki kitap süresince altmışına merdiven dayamakla uğraşan babalarının bazı, hatta birçok mizahi ve felsefik özelliklerini onun elinden almaları. Açıkçası ikisi de 'baba gibi' olma isteğinde... İyi, hoş da peki baba Mustafa da o 'ikizlerden biri' olmak isteyince... Hah işte, şu anda elinizdeki, ya da biri elinizdeki, öteki masanızdaki iki kitabın yazılma nedeni de bu ya... Baba Mustafa ikiz çocukları gibi olmak, o kadroya girerek dünyaya oradan bakmak istiyor sanki... İkiz erkek kardeşlerin de babaları gibi olma dileği var. İş karışık anlaşılan. Fakat okuyunca seveceğinize inanıyorum. Hangisini mi? İkizlerin esiniyle yazılmış iki baba kitabını da soluk almadan okumaktan başka çareniz yok... Halit Kıvanç dedeleri olarak Kıran ikizlerini sevgiyle bağrıma basarken, babalarının eseri ikiz kitapları da seveceğinize inanıyorum. Sakın Ergül Anne'nin 'üçüz' emeğini de alkışlamayı unutmayın! İkiz erkek çocukları, bir de baba... Alın size üç yaramaz çocuk! Gelin itiraf edelim. Yavru Kıran'lara mutlu ve çok uzun ömürler. Anne ve baba Kıran'lara hem çocuksu güzellikler, hem gülmecenin tatlı yüzü, hem de felsefe olgunluğu ile dolu nice yıllar. İkiz kitaplarda da bunları okuyacak, belki siz de bundan sonra Mustafa'nın ısrarla üzerinde durduğu 'çocuksu düşünce modeli'yle yaşamınızı kaldığı yerden sürdürmeyi isteyeceksiniz.
3
Barbar Conan'ın Vahşi Kılıcı 3

Marmara Çizgi yay.

Bu kitabı Pandora'dan
%20 indirimli  satın almak için tıklayın

Kılıcın ve Büyünün Dünyası!
Barbar Conan'ın Vahşi Kılıcı serisi, bir zamanların en büyük fantezi karakteri Barbar Conan'ın yeni nesil hayranları için, yol gösterici olmaktadır! Çizgiroman dünyasının en büyük çizerleri, Conan'ın yaratıcısı Robert E. Howard'dan esinlenerek bu önemli esere imza atıılar. Marmara Çizgi'de, otuz yıl sonra tekrar basılan bu öyküleri, iki yüz seksen sayfalık bu kitapta sizlere sunmaktan gurur duyuyor.

Serinin bu üçüncü kitabı John Buscema, Alfredo Alcala, Sonny Trinidad, Boris Vallejo, Tim Conrad, Earl Noren, Mike Zeck ve daha bir çok ünlü çizeri, Roy Thomas'ın eşsiz liderliğinde bir araya getiriyor.

4
Heybeliada : Dünya Savaşının Ortasında Bir Vaha
NEJAT GÜLEN
Adalı yay.

Bu kitabı Pandora'dan
%20 indirimli  satın almak için tıklayın

Heybeliada: İki kulaç ötesindeki İstanbul'un karmaşası ve çılgın temposundan kendini korumak istercesine, yüzyıllar öncesinden denizin ortasına sığınmış olan ve vapurdan indiğiniz andan itibaren zamanı askıya alan bir huzur vahası...

Bu huzur adası hakkında yazdığı inceleme ve öyküleriyle tanıdığımız Nejat Gülen'in bu yeni eseri, bizlere sadece İkinci Dünya Savaşı yıllarının Heybeliada'sı hakkında eşsiz bir tanıklık sunmakla sınırlı kalmıyor, yarım yüzyıl öncesinin İstanbul'unun bugünkünden çok farklı nüfus dağılımına, yaşam tarzına, kültürel özelliklerine ve yakın tarihimize bambaşka gözlerle bakabilmemizi sağlıyor.

5
Goethe Der ki...
Johann Wolfgang Von Goethe
Doğu-Batı yay.

Bu kitabı Pandora'dan
%20 indirimli  satın almak için tıklayın

"Goethe der ki..." ... Çok yönlü ve evrensel bir sanatçı düşünüldüğünde akla gelebilecek ilk isim 'Goethe' olmalıdır. Ve belki bu yüzden, onun uyarı ve öğütlerine dikkatle kulak kabartmalıdır.

Kendi hayatının mimarı olabilmek, Goethe'nin üzerinde durduğu temel uğraşılardan biriydi. Kültürlü bir Alman burjuvası için Goethe adı, kişinin "kendini inşa" çabasıyla neredeyse özdeşleştirilmiştir. Goethe, ele aldığı hangi konu olursa olsun doğaya bir tanrı gözüyle bakmayı denemiştir. Bu tanrısal bakışın neticesi olarak, insanın hangi dünyada yaşadığı böylesine kapsamlı bir şekilde deneyimlenmiştir. Gothe'de hiçbir şey rastlantı değildir ve her varlık aklı, duyguları, hedefleri ölçüsünde bir amaca hizmet eder. Doğanın dilini yakından tanımayı öğrenemezsek eğer, varlıkların özünü hiçbir zaman anlayamayacak, giriştiğimiz her çaba, kurduğumuz her ilişki bizi derin hayal kırıklıklarına sürükleyecektir.

Goethe, bir anlamıyla yaşam ustasıdır. Hayatı bir yapıt gibi görebilmek, başka bir deyişle eserlerini yaratırken ortaya koyduğu çabayı hayatını biçimlerken de göstermek, aynı eleştirel gözle ikisine bakmak, Goethe'ye özgü evrensel bir karakterdir. Bu yönüyle onun yaşamı ve edebi kişilğinden alınabilecek birçok ders ve öğütler var.

Bu kitapta Weimar'lı bilgenin yapılarından seçilen sözler bir araya getirildi. Goethe'nin alfabetik sırayla sunulan konu başlıklarını okurken, aynı zamanda bir hayatın birbirine zıt farklı uçlarının tek zirvede, görkemli bir şekilde nasıl bir araya gelebildiğine tanıklık edilecektir.

6
Jacopo Ortis'in Son Mektupları
Ugo Foscolo
İmge Kitabevi yay.

Bu kitabı Pandora'dan
%20 indirimli  satın almak için tıklayın

Jacopo Ortis'in Son Mektupları, Aydınlanma çağından Romantizm çağına geçilen 19. yüzyıl Avrupasının çalkantılı ve bunalımlı ortamında, seçkin bir kişi, bir kahraman olmak için girişilen büyük çabanın öyküsü…
Teresa’ya olan temiz ve yüce aşkına karşın, politika Jacopo için her zaman her şeyden önce gelir. Jacopo Ortis’in Son Mektupları tutkularla dopdolu bir romandır. Üslubu taklit edilemez, çünkü ne tutkular, ne eylemler, ne de bireyin yaşam anlayışı tam olarak taklit edilebilir. Yapıtı en öz biçimde tanımlamak için şu tek cümle yeterlidir: Jacopo Ortis’in Son Mektupları o ünlü yüzyılın hem tanığı hem de yıkılan tüm hayallerin altından yükselen acı çığlığıdır.
7
Aşk : Ciltli
Elif Şafak
Doğan Kitap yay.

Bu kitabı Pandora'dan
%20 indirimli  satın almak için tıklayın

"Ya ortasındasındır Aşkın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde..

Ella Rubinntain (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte "sorunsuz" bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir.

Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella'yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır.

Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar... ve aşkın peşinde kat etmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller...

Aşk... kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası...
Aşk... Elif Şafak'tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman.

Tanıtım Yazısı'ndan
8
Veda : Çizgi Roman
Ayşe Kulin
Everest yay.

Bu kitabı Pandora'dan
%20 indirimli  satın almak için tıklayın

Ayşe Kulin'in en sevilen ve çok satan romanlarından biri olan Veda, Cemil Cahit Yavuz'un çizgileriyle bir kez daha okurlarıyla buluşuyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun son günlerinde, işgal altındaki İstanbul'da bir konakta yaşananları dile getiren bu roman, bir yandan son Maliye Nazırı ve ailesi aracılığıyla o dönemi çizerken bir yandan da çökmekte olan bir tarih ile yeni bir gelecek arayan Milliciler arasında sıkışan Osmanlı aydınının portresini çiziyor.

Çizgi roman olarak başka bir düzleme taşınan Veda - Esir Şehirde Bir Konak,bu kez farklı bir okuma macerasına sürükleyecek herkesi.

Edebiyatın lezzetiyle çizginin macerasını birlikte tatmak isteyenler içinelinizde tuttuğunuz bu kitap tam bir şölen olacak.

9
Felsefenin Türkçesi
Dücane Cündioğlu
Kapı yay.

Bu kitabı Pandora'dan
%20 indirimli  satın almak için tıklayın

Olup biteni kötü olarak tanımlayabilme kudreti, tanım yapabilenlerin, yani elini korun içinde tutabilecek denli sabır ve tahammüle malik olabilenlerin mülkü. Bu niülkiyetin adı karamsarlık, kötümserlik değil. Kötümserlik âna yönelik nazarların değil, geleceği karartan, olacak olanın kudretinden şüphe edenlerin zavallılığı; adalet ve merhametin tecellisinden umudunu kesenlerin, Kadir'in kudret elini tutabilme becerisinden yoksun olanların çaresizliği.
Olmakta olanın karalığı, olacak olanın olması/gelecek olanın gelmesi için görülebilmeli; görülüyorsa görüldüğü an dile getirilmeli, hiç düşünülmemeli de karamsarlığın gereği yapılmalı!
10
Zafer Yahut Hiç
Mustafa Kutlu
Dergah yay.

Bu kitabı Pandora'dan
%20 indirimli  satın almak için tıklayın

Makedonya kralı iskender, Dara'yı yendikten sonra doğuda ilerlemektedir. Dara'nın kızı Rukzan hüviyetini gizleyerek Pencap hükümdarı Eşber'in sarayına sığınır. Eşber'in kızkardeşi Sumru, İskender'i görmeden ona aşık olmuştur. Gizlice buluşan ve sevişen Sumru ile İskender arasında gidip gelirken Rukzan da İskender'i sever. İskender Sumru'nun bütün ricalarına rağmen Pencap ülkesine yürür. Sumru sevgilisine söz geçiremeyince ağabeyini bu savaştan vazgeçirmek ister. Ancak Eşber halkına karşı sorumlu olduğunu bilir. Savaşır ve bir hain saydığı Sumru'yu öldürür. Bu haber İskender'e ulaşınca kral kendisine engel olmak isteyen Rukzan'ı atıyla çiğneyerek geçer. Pencap düşer, Eşber zincire vurulur. Eşber'in kahramanlığına hayran kalan İskender onu serbest bırakır ve kılıcını geri verir. Kılıcını alan Eşber intihar eder. Etrafı Eşber'in, Sumru'nun ve Rukzan'ın cesetleriyle çevrili olan İskender, bunun manasını hocası Aristo'ya sorar. Eser Aristo'nun cevabı ile biter:
- Zafer yahut hiç!